1 Mart 2017 Çarşamba

Siyah (Çember #1) - Ted Dekker | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Black
Seri: The Circle #1
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 610
Baskı Yılı: 2011
Goodreads Puanı: 4.22  (24,102 Oy)


Arka Kapak Yazısı
   "Çember serisi, rüyalar ile gerçekliğin çarpıştığı, yüksek tempolu bir destan."

   İki dünyanın kaderi de bir adamın ellerinde...

   Dünyadaki en güçlü adam olmayı düşleyen multimilyarder Valborg Svensson, bunu şiddetle arzulamaktadır. Amacına ulaşabilmek için özel bir aşı haricinde hiçbir şekilde kurtuluşu olmayan bir virüs yaratır. Bu virüs, 3 hafta içerisinde bulaşan kişiyi öldürecektir ve Valborg, bu silahı ona boyun eğmeyen her millet üzerinde kullanmaya hazırdır... Valborg`a boyun eğenler içinse durum elbette farklı olacaktır.

   Thomas Hunter ise Valborg`un küresel terörizm planlarını öğrenir ve bu aşının kontrolünü ele geçirmeye çalışırken başı derde girer. Hunter, ıssız ara sokaklarda suikastçılardan ucu ucuna kaçarak, bir binanın çatısına sığınır. Sonra gecenin içinden çıkan sessiz bir kurşun kafasına isabet eder... Ve dünyası kararır.

   Karanlığın içinden, kötülüğün kol gezdiği başka bir dünyaya ait şaşırtıcı bir gerçeklik çıkar: Thomas Hunter`ın güzel bir kadına âşık olduğu bir dünya... Ancak uzanıp da kafasındaki kana dokunduğunda, rüyasında bir ara sokakta kovalandığını hatırlar.

   Rüya nerede son buluyor, gerçek nerede başlıyor? Ne zaman bir dünyada uykuya dalsa, diğerinde uyanıyor ve her ikisinde de onu bir felaket bekliyor... Hatta belki de kendisinin sebep olduğu bir felaket.

   Bazı insanlar dünyanın dengesinin, yaptığımız seçimlere bağlı olduğunu söyler. Şimdi iki dünyanın kaderi de tek bir adamın seçimlerine bağlı.

   Bir tıbbi gerilim romanı tadında başlayan Siyah, rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği, soluksuz okuyacağınız bir esere dönüşüyor.

Yorum
      Tüm kitapseverlere merhabalar! Bir kitabın daha sonuna geldim ve sıcağı sıcağına yorumumu sizlerle paylaşmak istedim. Bu sefer yeni bir seriye başladım. Ted Dekker ile tanışma zamanım gelmişti ve ben beğenilen bir serisi olan Çember serisinin ilk kitabını okumuş oldum.

    Seriye aslında çoğu kişi sıfır numaralı kitap Yeşil'den başlayıp Beyaz ile bitirmeyi tercih ediyorlar ama ben Esma'nın da tavsiyesi üzerine 1 numaralı kitap olan Siyah'tan başladım Yeşil'e doğru gideceğim. Sizde isterseniz sıfır numaralı kitaptan başlayıp 3 numaralı kitap Beyaz'a doğru gidebilir ya da 1 numaralı Siyah'tan başlayıp, sıfır numaralı Yeşil ile seriyi sonlandırabilirsiniz. Seçim size kalmış. 

   Kitabın konusundan bahsederek giriş yapmak istiyorum. İki farklı dünya düşünün. Birinde uyuyunca diğerinde uyandığınız, birbirine bağlı, içiçe geçmiş, birindeki gerçeklikleri diğerine taşıyabildiğiniz ve iki dünyada da sizden yapmanız beklenen birtakım görevlerin olduğu iki farklı dünya...İşte baş karakterimiz Thomas Hunter bir gece Denver sokaklarında yürürken başına aldığı bir darbe sonucunda kendini bu iki dünya arasında dünyayı kurtarması gereken kahraman olarak mekik dokurken buluyor. Roman arka kapakta da bahsedildiği gibi tıbbi gerilim konulu bir roman. Konusu herkesi öldürecek potansiyelde olan bir virüsün tüm dünyaya yayılması ve dünyayı kurtarmak için kilit ismin ise iki dünya arasında mekik dokuyan Thomas Hunter olması. 

    Thomas Hunter; 25 yaşında, yakışıklı, küçük bir yerde çalışan, zamanında dövüş eğitimi almış, kendi halinde yaşayan ve annesiyle kardeşi için türlü fedakarlıklar yapmış zeki bir genç. Ablası Kara Hunter'da işine gidip gelen bir hemşire. Bu ikisi Thomas'ın rüyalar arası yolculuğunda el ele verip dünyayı kurtarma işine girişmeden önce oldukça sakin bir hayat sürüyorlar birlikte. Tabi bu karakterler dışında renkli ormanın renkli ve güzel kızı Rachelle, virüsü kötü amaçlar için elinde geçirmek isteyen Svensson, onun tetikçisi Carlos, Raison İlaçları sahibi Monigue De Raison gibi karakterlerler ile de tanışıyoruz.
   
   Açıkçası ilk 150 sayfada acayip sıkıldım. Belki gerçekten sıkıcı olduğu için belki de benim o an ki psikolojim ile alakalıydı bilemiyorum. Ama sonradan hikaye beni oldukça sarmaya başladı. Kurgu orijinal, fikir hoş ve farklıydı. İlk başta saçma bulduğum çoğu şeyin sonradan yerli yerine oturduğunu fark ettim. Aslında zamanında okuduğumuz vampir kitapları vesaire düşünülürse o kadar saçma olduğu bile söylenemez. Kurguda birtakım boşluklar olsa bile kitaptaki aksiyon ve "acaba ne olacak" hissi bu tür eksiklikleri görmezden gelmenizi kolaylaştırıyordu. Bu açıdan başarılı bir aksiyon romanı olduğunu söyleyebilirim.

    Olumsuz özelliklerini söyleyecek olursak; kitapta baş karakterin bazı şeyleri nasıl keşfettiği anlatılmamıştı ve bazı şeyler çok oldubittiye getirilerek çözülüveriyordu. Kitaptan (okumayan zaten anlamayacağı için) spoiler teşkil etmeyen bir örnek verecek olursam, Thomas'ın Tayland'ı ve yeraltı labaratuvarını nasıl keşfettiği hiç anlatılmadı. İki cümleye sıkıştırılan, detay verilmeyen bir keşifti sadece. Yine kitapta konu orijinal ve aksiyon dolu olsa bile karakterlere bir türlü ısınamadım. Hani romanlarda karakterleri benimser, en azından birini sever ve  ona alışır ve kitap bitince üzülürüz ya ne yazık ki hiçbir karakter üzerimde öyle etkili olamadı. Hatta kitapta karakterlerin arasındaki duygu etkileşimleri bile çok yüzeysel anlatılmıştı, gerçekçi gelmedi bana. Yazarın kalemi, betimlemeleri, sözcük seçimi de öyle çok güçlü değildi. O yüzden de kitap soyutluğundan sıyrılıp, somut hale gelemedi hayal dünyamda. Dekker'in kalemini pek sevmedim kısacası. Çok fazla alıntı bulamayışımdan bile bunu anlayabilirsiniz. 

   Kitapta fantastik birçok öge, paranormal özellikler vardı. Hatta romanın belli yerlerde masalsı bir havaya büründüğünü bile söyleyebilirim. Bu açıdan küçük yaşlardaki okurların bile anlayarak ve eğlenerek okuyabileceği bir roman. Kitapta birkaç kez karşıma çıkan bu masalsı yerlerden birisi de bana Pamuk Prenses ve zehirli elmayı anımsattı mesela. 

    Dili sade, akıcı ve anlaşılırdı. Olaylar karakterlerin ağzından değil, üçüncü bir ağız tarafından aktarılıyordu. Bir bölüm bittikten sonra diğer bölüme geçilirken genellikle Thomas bir dünyada uyuyup diğerinde uyanmış oluyordu. Arada diğer karakterlerin yaşadıkları bölümlerde aktarılıyordu. Ben sıkılmadan okudum, akıcı, hoş bir romandı. Çok kaliteli diyemesem de, fantastik kurgu severler, aksiyondan hoşlananlar için hoş bir seri olduğunu düşünüyorum. Ben seriye ilerleyen zamanlarda devam edeceğim. Şimdilik bu kadar. Herkese bol kitaplı günler dilerim.:)


Alıntılar
Rüyalarda bu şekilde oluyordu. Eninde sonunda her şey gerçekten yoluna girer. Ya da uyanırsın. 
Bir rakibi etkisiz hale getirmek için onu şaşırtmaktan daha iyi bir yol yoktu. Çoğu kişinin sandığı gibi ille de zamanlamayla değil ama yöntemle. Şok ve dehşetle.
Doyum ve arzu arasındaki gerilim kesinlikle tuhaftı. Doyumsuzluk iyiliğe olduğu kadar kötülüğe de götürebiliyordu. 
Zaman zaman her şey çok fazla geliyor. Oturup seyretmeye zar zor dayanabiliyorum. 
Thomsas, Rachelle'yi ormanda önünde yürürken seyrettiğinde, en ufak bir şüphe bile olmaksızın, bir daha hiçbir kadını onu sevdiği gibi sevemeyeceğini anladı. Onda bir kartalın ruhu ve bir annenin yüreği vardı. Onun kendisiyle yaptığı ateşli tartışmalarını bile seviyordu. Yürüyüşünü seviyordu. Saçlarının omuzlarına dökülüşünü. Konuşurken dudaklarının kıvrılışını. Gölden güneş altında pürüzsüz cildi ve yeşil gözleriyle gülerek ilk adım attığında nefes kesici bir güzelliği olmasına rağmen, kuru cildi ve gri gözleriyle bile güzeldi.

Puanım



22 yorum:

  1. Farklı bir konu. Geniş bir zamanda okunabilir. Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet farklı, orijinal bir konusu var. yorum için teşekkürler. sevgilerimle :)

      Sil
  2. Zaman zaman la başlayan söze bayldm 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o söz gerçekten çok hoş bende çok seviyorum :)

      Sil
  3. Konu çok ilginç!!! Bu kitaptan iyi film olur hatta dizi. (Belki yapılmıştır bile....)
    Çok teşekkürler. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şimdilik piyasada öyle bişrey görünmüyor ama haklısın orijğnal bir konusu var uyarlaması yapılabilir. her ne adar bunu istemesemde. sevgiyle kal :)

      Sil
  4. Oo eleştirilere rağmen 5 üzerinden 4 verdiğine göre fena bir kitap değil:) Ted Decker'i çok duydum, hatta evde sanırım kendisinin bir kitabı bile var, ama konu ne kadar cazip olursa olsun yüzeysel anlatımlar beni pek sarmıyor, keyifli okumalar dilerim, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çünkü ted dekkerın emeğini yemek de istemedim konuyu orijinal bulmuştum. teşekkürler yorumun için. sevgiyle kal :)

      Sil
  5. Doğuda öğretmenlik yaparken Kiler market bir numaralı kitapçımızdı. Bu yazarın kitaplarını da her seferinde görürdüm ama nedense hiç ilgimi çekmedi ve almadım. Yorumundan sonra bir şey kaybetmediğimi düşündüm. Okunacak o kadar kitap varken sanırım buna zaman ayırmayacağım. Yorum için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet oldum popüler bir kitap her yerde çıkıyor karşımıza. Hevesinizi kırmak istemezdim esere karşı ama dediğinize katılıyorum okunacak daha kalitrli ve farklı eserler var. Bende sizin yorumunuz için teşekkür ederim sevgiyle kalın Şule ablacım :)

      Sil
  6. Hem rüya hem de gerçek hayat dedin aklıma Tozlu Rüyalar Kitapçısı geldi çok tatlı sıcak bir kitaptı okumadıysan tavsiye ederim onu da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsmi de ilginç imiş tamam yazıdm bunu bir kenara teşejkürleeeer :)

      Sil
  7. Ben de Faniler Kitabı Serisi ile başlayacağım ilk okumaya. Bakalım sevecek miyim:) Umarım severim, serinin üç kitabını da aldım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben.onu da merak ediyorum ama kütüphane de buna denk gelince bunu aldım. Okursan yorumunu bekliyorum. Yorum.için teşekkürler :)

      Sil
  8. Bu kitap daha iyi anlatılamazdı herhalde :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha teşekkürler. Elimizden geldiğince güzel yorumlama çabası içindeyiz. Bir nebze olsun başarabildiysek ne mutlu bize :) :)

      Sil
  9. "Zaman zaman her şey çok fazla geliyor. Oturup seyretmeye zar zor dayanabiliyorum"
    Harika bir alıntı, efendim! :)
    Yine çok güzel bir kitap paylaşmışsınız... Teşekkürler! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet güzel bşr alıntı gerçwkten de yorumunuz için teşekkürler :)

      Sil
  10. Ben de seriye bu kitaptan başladım , hala 2. sini okumamış olmam ne ile açıklanır bilemedim şimdi , başlarda ben de sıkılmış , sonlarını heyecanla bitirmiştim diye hatırlıyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende ikinci kitabı okumadım ve bir müddet de okuyacamayacağım gibi görünüyor neyse nir ara okuruz artık napalım :)

      Sil