29 Haziran 2016 Çarşamba

Hırsızlar Cumhuriyeti (Centilmen Piç #3) - Scott Lynch | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: The Republic of Thieves
Seri: Gentleman Bastard #3
Önceki Kitap: Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 688
Baskı Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 4.22  (40,373 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Hırsızların en yeteneklisi, dolandırıcıların en eli çabuğu Locke ve yol arkadaşı Jean, hayatlarının en büyük soygununu yapacakları liman şehri Tal Verrar'dan canlarını zor kurtarmıştır. Artık akıllarında tek bir şeyle yola çıkarlar: Locke'un vücudunda gezinen ölümcül zehre çare bulmak. Umutlarının tükenmeye başladığı sırada pek de haz etmedikleri Bağlıbüyücülerden bir teklif gelir.

Büyücüler şehri Karthain'de yapılacak seçimlere hile karıştırmaları istenen Centilmen Piçler'in karşısında ise aynı amacı güden, Lamora'yla düzenbazlık ve üçkâğıtçılıkta baş edebilecek yegâne kişi vardır; Locke'un yıllar önce ilk görüşte kalbini kaptırdığı, aklından bir an olsun çıkaramadığı Sabetha…

İki sahtekâr sayesinde hiç olmadığı kadar dürüstlükten uzaklaşacak olan seçimler… Bağlıbüyücülerin yaptığı planlar içindeki planlar… Sabetha'ya karşı koyamayacak kadar ona tutkun bir Locke… Scott Lynch, Hırsızlar Cumhuriyeti'yle okurlarını büyülemeye devam ediyor.

Yorum

  Yorumu dün sıcağı sıcağına yazdım ancak bu akşam yayınlayabiliyorum, hislerimin çoğu hala taze. ^.^ 
   Ah bee! Ne kitaptı öyle! Son zamanlarda okuduğum en olaylı, en iyi, en eğlenceli kitaptı. Ve ah Locke Lamora ve Jean, ve Scott Lynch'in muhteşem dünyası. Nasıl da özlemişim anlatamam.


Kitapta Karthain haritası yer alıyor(pek işe yaramasa da)

  Fantastik kurgu en sevdiğim türlerin başında gelir ve bu türün en sevdiğim serilerinde biri kesinlikle Centilmen Piç. Aslında şu sıra kitap almamaya kesin kararlıydım ancak Hırsızlar Cumhuriyeti'nin çıkacağını öğrenince kesin kararım tuzla buz oldu. :D Serinin devam kitabı çıkar da ben durabilir miyim? Duramadım tabii ki, kararımı hiçe sayıp aldım kitabı. Okumaya yavaş yavaş başladım ki kitap bitmesin, ilk yarıyı yavaş yavaş okusam da kalanı uykularımı feda ederek kısa süre içinde bitirdim ve şuan tatmin olmuş bir durumdayım, böyle bir kitaba ihtiyacım varmış.

  Lafı fazla uzatmadan konuya geçeyim, bu kitap serinin başından beri merakla beklediğimiz Sabetha ve hepimizi sinir eden Bağlıbüyücüler ile kahramanlarımız Locke ve Jean üçgeninde şekilleniyor. Evet nihayet bu kitapta Sabetha ile tanıştık, bu konuya değineceğim. Kitap Karthain'de büyücülerin ininde, kimin hain kimin yandaş olduğunu bilmediğiniz bir ortamda geçiyor. Locke ve Jean Karthain'deki seçimlere hile karıştırmak için tüm yeteneklerini kullanmak zorundadırlar ve şartlar onlar için çok zor, spoiler vermemek için burada kesiyorum konuyu. :)

Kapağı diğer kitaplardan arklı olsa da güzeldi :)

  Şunu da söylemeliyim ki Sabetha gibi bir çok gizem aydınlanıyor bu kitapta, Camorr'un Belası'nın çıkışını dahi öğrenebiliyorsunuz. Tabii bir çok gizem de ekleniyor, kafanızı karıştıracak çok fazla bilgi kırıntısı serpip kitabı bitirdi yazar. Sonu fenaydı, diğer kitabı istiyorum. :D

  Hırsızlar Cumhuriyeti, Locke Lamora'nın Yalanları'ndan bir çok esinti taşıyordu. İlk kitapta çok sevdiğim ve ne yazık ki ikincide bulamayınca baya üzüldüğüm ara bölümler, Locke'un çocukluğu, bu kitapta bolca yer alıyordu. Hatta bazen öyle heyecanlı anlarda ara bölümler başlıyordu ki sinir oluyordum. :D Ve Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'de çok fazla yer almayan düzenbazlıklardan bu kitapta oldukça çok vardı.

  Sabetha'ya gelecek olursak, hiç sevmedim, sevemedim ne yazık ki. Çok merak ettiğim bir karakterdi ancak büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için. Özellikle de Locke'un Sabetha karşısındaki tavırlarını okurken çıl-dır-dım. Bazı bölümlerde Sabetha'yı boğma isteğim tavan yapsa da, sakin kalmaya çalışıyorum (karşıma gelse medenilikten oldukça uzak davranabilirim tabii).

  Serinin üç kitabını karşılaştıracak olursam hala en iyisi Locke Lamora'nın Yalanları'ydı. Scott Lynch ilk kitapta çıtayı öyle bir yere çıkardı ki kendi de o noktaya ulaşamıyor artık. Hırsızlar Cumhuriyeti, Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'den daha iyiydi, daha fazla entrika ve daha az denizcilik içeriyordu( ne yalan söyleyeyim ikinci kitaptaki denizcilik terimleri bazı yerlerde çok sıkmıştı). Yazar Hırsızlar Cumhuriyeti ile durumu toparlayınca ben bir sonraki kitaba umutla bakar oldum, daha iyi olacağını umuyorum. Sırası gelmişken Emberlain'in Belası yani dördüncü kitap 22 Eylül'de çıkacakmış.

  Hırsızlar Cumhuriyeti genel olarak çok sevdiğim bir kitap oldu, diyaloglarıyla olaylarıyla genel olarak çok güzeldi, son zamanlarda oluşan bol olaylı fantastik kitap ihtiyacıma da ilaç gibi geldi. Bir Locke Lamora'nın Yalanları kadar olamasa da eksileriyle, artılarıyla gayet okunası bir kitap. Eğer düzenbazlıklarla, hileler ve zekice manevralarla dolu bir seriye ihtiyaç duyuyorsanız Centilmen Piç'i es geçmek büyük hata olur. İyi okumalar. :)

Locke Lamora'nın Yalanları yorumum için tıklayınız.
Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler yorumum için tıklayınız.

Alıntılar

Zorluklar çok sıkıcı. Sarhoş olamayacaksan gülecek bir şey bulmaya mecbursun. 
Keyfin çattığında koskoca krallıkları devirebilirsin. İhtiyacın olan şey karşıdan karşıya geçerken bir at arabasının altında kalmamanı sağlayacak biri. 
-"Tanrılar aşkına ne kadar iğrenç gözüküyor!"
-"Siz ikinizi doğurtan ebe gibi konuşuyorsun." 
"Adil bir imtihan değildi! Kazanmanın yolu yoktu.!"
"Hayat böyledir," dedi Zincir. "Etten kemikten bir canlı olarak sana kalan tek miras budur. Hiç kimse sürekli kazanamaz Locke." 
Doğduğunun farkına vardığında çabucak çıktığın yere gir, çünkü hayat sonu gelmeyen bir bok şöleni. 
"Zincir hayatın esasen kafana bok dökülmesi için bir kuyrukta beklemek olduğunu söylerdi. Herkesin sırada bir yeri vardır, sıradan çıkamazsın ve tam kendi payına düşen bok miktarını atlattığına sevinmeye başlarken kuyruğun aslında dairesel olduğunu keşfedersin."

Puanım


2 yorum: