10 Ocak 2016 Pazar

Akıl Oyunları - Daniel Palmer | Kitap Yorumu

Daniel Palmer
Orijinal Adı: Delirious
Seri: Yok
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 456
Baskı Yılı: 2013
Goodreads Puanı: 3.70  (854 oy)

Arka Kapak Yazısı

  Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının adı kayıtlarda yok. Ölmüş bir adam görüyor ancak polisi oraya götürdüğünde ceset ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan yok oluyor. İşler daha da çığırından çıkmaya başladığında Charlie, kardeşi ve babası gibi şizofren olduğunu düşünmeye başlıyor.

  Kendisini durdurabilecek mi yoksa bu sonu olmayan akıl oyunlarına yenileri mi eklenecek? Çözebilmesi için halüsinasyonlar arasında tek bir gerçeğe ihtiyacı var ya da gerçeğe aykırı tek bir ayrıntıya.


Yorum

  Akıl Oyunları'nın konusu hakkında net bir bilgim yoktu ama kitabı merak ediyordum. Halüsinasyon (Halüsinasyon yorumu için buraya tıklayın) bittikten sonra neyi okuyayım derken elime bu geldi ve başladım.

  Konusuyla ilgili bilgim yoktu ve kitap tahminimden farklı gelişti, bu iyi mi oldu kötü mü oldu bilemedim. Sanırım beni yanıltan kitabın adı oldu ve orijinal adından farklı bir beklentiye sebep oluyor.

  İlk bölümler güzel başladı ve dedim bu güzel bir kitap olacak sonra çok geçmeden işler değişti ve fikrim netliğini kaybetmeye başladı. Kendine yazdığı ve hatırlamadığı notları bulan Charlie bunun nasıl olduğunu anlamaya çalışırken işler büyüyor ve çığırından çıkıyor. Aslında düşünce güzeldi ama işleniş tarzını sevdiğimi çok söyleyemeyeceğim, biraz durgun bir kitaptı ve bir süre sonra artık bir şeyler olsun ya da açığa çıksın demeden edemiyorsunuz.

  Kitapta aksiyon sahneleri daha fazla ve iyi bir biçimde yer alsaydı her şey çok daha güzel olurdu sanki. Kitap çok hareketli değil biraz durgun ve konu bunu çok kaldıramamış, birde yazarın çok güçlü bir anlatıma sahip olmaması işleri iyi etkilememiş. Aslında merak uyandıran ve ilgi çeken bir konusu var, gerçek hangisi neler oluyor demeden edemiyorsunuz fakat kitapta ki durağanlık bu ikilemlerin geri planda kalmasına sebep oluyor. Gelişme bölümü ile sonuç biraz daha dengeli yazılsa-uzunluk açısından- durağanlığın ortadan kalkmasına yardımcı olurdu bence.

  Kitabı 3 günde okudum ve bunun iyi bir etkisi oldu, zamanı uzatsaydım kitaptan sıkılıp konudan kopabilirdim. Son sayfalara doğru kitap hareketlendi ve konu yerini buldu, tam oldu derken kitap bitti :D Yine de son bölümler güzeldi, her şey açığa çıkıyor ve gizemler aydınlanıyor. Aslında o son bölümler de kitabın zekice bir fikir üzerine yazıldığını görüyorsunuz. Kurgu ve anlatım biraz daha iyi olsaydı kitap gerçekten çok güzel olurmuş çünkü fikir güzel ve işlenmeye açık.

  Burası belki biraz spoiler olabilir; müzikojenik epilepsi, şizofreni ve teknolojinin kullanımını beğendim, etkisi hem güzel hem farklı olmuş.

  Kısa sürede okursanız daha etkileyici hale gelecek, güzel bir fikir üzerine yazılmış güzel bir kitap. Eksikleri yok değil ancak zaman geçirmek için uygun bir kitap. Gerilim - gizem de ilginizi çekiyorsa Akıl Oyunları'nı sevebilirsiniz. İyi Okumalar :)

Alıntılar

"Hepimizin yardıma ihtiyacı vardır, Charlie. Ve çoğu zaman da buna en çok ihtiyacı olanlar, aslında böyle olduğunu göremeyenlerdir."
"Bizi en doğru tanımlayan şey, elimizde olanlarla neler yapabildiğimizdir."
"Kendinden başka kime güvenebilirsin?"

Puanım


0 yorum:

Yorum Gönder